MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1) ... Limited Şirketi'nin ortakları olan sanıkların şirket adına yaptıkları ithalat işlemlerinde,serbest dolaşıma giriş beyannameleri ile transit beyannamelerine, satıcı firmaya ait adlarına düzenlenmiş aynı tarih ve sayılı ancak farklı içerikteki faturaları ekleyerek resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında; sanık ...'un ithal ettikleri mallara ilişkin faturaların satıcı firma tarafından yurtdışında düzenlenerek malları getiren araç şoförü ile birlikte yollandığını, gümrük tarafından yapılan muayenelerde malın cinsinde ve miktarında farklılık olduğu takdirde bu farklılığa uygun olarak kendilerinden fatura istendiğinde yurt dışındaki firmayla bağlantıya geçerek gümrük tespiti doğrultusunda ya yeniden fatura aldıklarını ya da önceki faturayı düzelttirdiklerini, suça konu belgelerin kendileri tarafından tanzim edilen belgeler olmadığını, yurt dışında tanzim edilip gönderildiğini, sanık ...'un ise her ne kadar şirket ortağı olarak gözükmekte ise de gümrük işlemleriyle hiçbir alakası olmadığını, bu işlemleri ağabeyi olan diğer sanık ...'un gerçekleştirdiğini, kendisinin şirket merkezinde diğer işlerle ilgilendiğini savunması karşısında; gerçeğin ve suç kastının kuşkuya yer vermeyecek biçimde tespiti bakımından,suça konu aynı tarih ve sayılı farklı içerikteki her bir faturanın hangi tarihlerde kim tarafından hangi beyannamelere ekli olarak ibraz edildiği, ilk ibraz edilen faturaların yapılan kontrolde ithal edilen mallarla uyum sağlamaması halinde savunmada belirtildiği şekilde yeni fatura temini yoluna gidilmesi şeklinde bir uygulamanın mevcut bulunup bulunmadığı, beyannameleri şirket adına hangi sanığın imzaladığı, aynı tarih ve sayılı ilk ibraz edilen her bir fatura ile sonradan ibraz edilen faturalar arasındaki farklılık nedeniyle sanıkların ne gibi bir menfaat temin ettikleri, gerektiğinde İran'da bulunan satıcı firma yetkilisinin beyanı da tespit edilerek bilirkişi incelemesi yaptırılıp, belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu gözetilerek, suça konu belge asıllarının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aynı tarih ve sayılı farklı içerikteki faturaların aldatıcı nitelikte olup olmadığının kararda tartışılması ve denetime imkan verecek şekilde dosya içine konulması ile suç tarihlerinde ... Şirketi temsilcisinin kim ya da kimler olduğu, suç ve suçlu arasındaki illiyet bağı ile temsil yetkisinin bölüşümündeki ağırlık ve sınırlar da araştırıldıktan sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik inceleme sonucu karar verilmesi, yasaya aykırı,
2) Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy