MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahte sürücü belgesini kullanmak
HÜKÜM: Asıl Karar: Mahkumiyet
24.03.2006 tarihinde yoklukta verilen ve 06.05.2006 tarihinde Tebligat Kanunun 35. maddesine göre tebliğ edilerek kesinleştirilip infaza verilen kararın hüküm fıkrasında, ayrıntıları Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 24.11.2009 gün ve 2009/11-164 Esas, 2009/275 sayılı kararında da belirtildiği üzere, kanun yollarının süresi, mercii ve şeklinin CMK'nun 232/6. madde ve fıkrasına uygun olarak ve tereddüte mahal vermeyecek biçimde gösterilmesi gerektiği halde, temyizin şekli ve temyiz süresinin başlangıcı açıkca gösterilmediği gibi usulüne uygun yasa yolu bildirimini içeren meşruatlı tebligatın da yapılmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin öğrenme tarihine göre süresinde olduğunun kabulüyle ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme merciinin Yargıtay’ın ilgili dairesi olduğu cihetle, hukuken yok hükmünde olan eski hale getirme ve temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararlar kaldırılarak yapılan incelemede gereği görüşüldü;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “sahte sürücü belgesini kullanmak” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 22.10.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 04.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.