MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 213 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
7201 sayılı Tebligat Kanununun tebliğ imkânsızlığı ve tebellüğden imtina başlıklı 21. maddesine 6099 sayılı Yasanın 5. maddesi ile eklenen 2. fıkrasında; "Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." hükmü yer almaktadır. Bu maddeye göre tebliğ işleminin ne şekilde yapılacağı Tebligat Kanununun uygulanmasına dair Yönetmeliğin 31/1-c maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin son fıkrasına göre yapılacak tebligatlarda Yönetmeliğin 30. maddesinde öngörülen araştırmanın yapılmayacağı belirtilmiştir. Aynı Yönetmeliğin 30/1. maddesinde de buna paralel olarak; "adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar" tebliğ memurunca muhatabın adreste bulunmama sebebinin araştırması zorunluluğu dışında tutulmuştur.
Somut olayda yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün sanığın sorgusu sırasında bildirdiği ve aynı zamanda da Mernis sisteminde kayıtlı olan adresinde 30.04.2013 tarihinde Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre usulüne uygun tebliğ edildiği, şahsın adreste bulunmama nedeninin tebliğata işlenmesinin geçerlilik şartı olmadığı cihetle; tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
30.04.2013 tarihinde usulüne uygun tebliğ olunan hükmü, sanık müdafıinin yasal süresinden sonra 16.05.2013 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 10.12.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy