MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
5237 TCK'nun 204/1. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunda, “düzenlemek” ve “kullanmak” eylemlerinin seçimlik hareketler olduğu, suça konu çeklerin başkalarını aldatacak şekilde sahte olarak düzenlenmesi ile sahtecilik suçunun oluştuğu, bankaya verilerek kullanılmasının suçun sübutunu etkilemeyeceği, yalnızca suç tarihi açısından önem arzettiği cihetle tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
I- Sanık ... müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde; sanığın suça konu çekleri diğer sanık ...'nın yetkilisi olduğu ... Tekstil isimli firmadan, sattığı mallara karşılık aldığını savunması, buna ilişkin olarak 02/03/2005 tarihli tahsilat makbuzunu dosyaya sunması, alınan bilirkişi raporuna göre çeklerin ön yüzündeki yazı ve rakamların diğer sanık ...'nın el ürünü olduğunun anlaşılması karşısında, sanık ...'nin sahtecilik suçunu işlediği hususunda her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeksizin beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi;
II- Sanık ... müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde; yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık ...'nın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında ... 'ye ait çalıntı çekleri keşide ederek kullanmak sureti ile resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle açılan kamu davasında, UYAP ortamında yapılan incelemede, sanığın aynı kişiye ait başkaca çekleri sahte olarak düzenlediği iddiası ile ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/241 Esas ve 2009/386 Karar sayılı dosyasında yargılandığı, mahkum edildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmakla, sanığın fiillerinin her biri yenilenen kasıtla işlenmiş ayrı suçları mı, yoksa bir suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünün kısa zaman aralıkları içerisinde, birkaç kez ihlal etmek suretiyle zincirleme biçimde işlenmiş tek suçu mu oluşturduğunun değerlendirilmesi açısından, bu dosyanın onaylı örneğinin celbi ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
III-Kabule göre de;
Dosya kapsamından suça konu çeklerin sanık ... tarafından 02/03/2005 tarihinde; sanık ... tarafından ise 14/03/2005 tarihinde kullanıldığı, bu itibarla suç tarihlerinin 765 sayılı TCK dönemine ilişkin olduğu anlaşılmakla, 01/06/2005 günü yürürlüğe giren 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 342/1. maddesi ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 210/1 ve 204/1. maddeleri olaya uygulanarak bulunacak sonuç cezaların karşılaştırılması suretiyle lehe olan hükmün belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafii ile sanık ...'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.