MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Beraat
1- Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanığa yüklenen "dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 2005 yılı Şubat ayından itibaren hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarına gelince;
Sanık hakkında, tamamen sahte oluşturulmuş suça konu çeki kullandığı iddiasıyla resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında; sanığın çeki ilk kullanan kişi olup çeki aldığını söylediği tanık ...' in aynı suçta yargılandığı davada bu durumu kabul etmediği, çekin arkasında tanığın cirosunun bulunmadığı gibi çekin ön yüzünde bulunan yazı ve imzaların da tanığa ait olmadığının tespiti karşısında, sanığın müsnet suçu işlediğinin kabulü ile mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.