MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Asıl karar: Mahkumiyet
Ek karar: Temyiz talebinin reddi
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.03.2007 gün 2007/6-13 esas 2007/54 karar sayılı içtihatında da açıklandığı üzere; 5271 sayılı Yasada müdafii "şüpheli ve sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatı" (madde 2) şeklinde tanımlanmıştır. Yine aynı Yasanın 149. maddesinin 1. fıkrasında "Şüpheli ve sanık soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiinin yardımından faydalanabilir" madde de, "soruşturma ve kovuşturma" diyerek hukuki yardımın muhakemenin tüm evresini kapsadığı belirtilmiştir. 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 163. maddesinde "avukatlık sözleşmesi" deyimiyle bunun avukat ile iş sahibi arasında vekalet sözleşmesinden ayrı, kendisine özgü bir "sözleşme" olarak kabul edilmiştir. Avukatlık Yasasının 163. maddesine göre; "avukatlık sözleşmesi serbestçe düzenlenir. Avukatlık sözleşmesinin belli bir hukuki yardımı meblağı yahut değeri kapsaması gerekir. Yazılı olmayan anlaşmalar, genel hükümlere göre ispatlanır. Yasaya aykırı olmayan şarta bağlı sözleşmeler geçerlidir." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Bir şekle bağlı olarak yapılması şart olmayan bu sözleşme, müvekkilin vereceği sözlü bir talimatla kurulabileceği gibi, vekilin müvekkilinin lehine işe girmesi ve müvekkilinin buna izin vermesi ya da ses çıkarmaması şeklinde de ihdas edilebilir.
Bu açıklamalar ışığında, sanığın sorgusunun yapıldığı 10.05.2012 tarihli celseye katılıp sanık müdafii olduğunu beyan eden ve vekaletnamesini ibraz etmesi için süre talep etmesine rağmen diğer duruşmalara katılmayan Av. ...'in müdafiilik görevinin devam ettiği, sanık müdafiine yapılan 09.04.2013 tarihli gerekçeli kararın tebliği işleminin geçerli olduğu, ayrıca sanık müdafiinin 03.09.2013 tarihli temyiz dilekçesi ekinde sanık tarafından verilen 18.04.2002 tarihli vekaletnameyi ibraz ettiği, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 11. maddesi uyarınca vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiği cihetle de, sanığa yapılan 16.07.2013 tarihli tebligatın geçersiz olduğu anlaşılmakla; 09.04.2013 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen hükmü, yasal süresinden sonra 03.09.2013 havale tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşılan ve müdafiilik görevi devam eden Av...'in temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 315. maddesi uyarınca reddine dair yerel mahkemenin 04.09.2013 tarihli ek kararında bir isabetsizlik görülmediğinden bu karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan kararın istem gibi ONANMASINA, 13.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.