MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1....'e ait oto kiralama firmasından... plakalı aracın ...adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesi ile kiralanarak,... sayılı çalıntı plakaların araç üzerine takılıp, bu plakalara göre düzenlenmiş sahte motorlu araç trafik/tescil belgesi ve vekaletnameyle ...'ya satışı şeklinde gerçekleşen eylemde, ...'ün işyerinden sahte düzenlenmiş sürücü belgesi ile araç kiralamak şeklinde gerçekleşen eylem ile bu aracın sahte motorlu araç trafik ve tescil belgesine göre düzenlenmiş vekaletname ile satışının, sübutu halinde, her bir mağdura karşı, 5237 sayılı TCK'nun 158/1-d maddesinde öngörülen "kamu kurumu aracı kılınmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık"; bu eylemlerde kullanılan sahte sürücü belgesi, motorlu araç trafik/tescil belgesi ile vekaletnamenin ise, TCK'nun 204/1-3, 43. maddelerinde ifadesini bulan zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturacağı; incelemeye konu dosya için düzenlenen ...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 19.10.2009 gün ve 2009/48671 esas sayılı iddianamesinde; aracın sahte vekaletname ile...'ya satışının kamu davasına konu edildiği;.... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2014/12 Esas ve 2014/100 Karar sayılı dosyası için, sanık hakkında düzenlenmiş, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 31.07.2007 gün ve 2007/25633 esas sayılı iddianamesinde ise, aracın sahte sürücü belgesi ile kiralanması ve sahte motorlu araç trafik ve tescil belgelerinden kamu davası açıldığı anlaşılmakla, zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının ve gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde belirlenmesi ile mükerrer yargılamanın önlenmesi için, .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2014/12 Esas ve 2014/100 Karar sayılı dosyasının akıbeti araştırılarak, derdest olması halinde her iki dosyanın birleştirilmesi, aksi takdirde bu davayı ilgilendiren kısımlarının onaylı örneklerinin alınması ile, her iki dosyadaki delillerin bir bütün halinde değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Kabule göre de;
a. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 58/7. maddesi gereğince "mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, infazda duraksamaya, karışıklığa neden olacak ve infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
b. 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.