MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-5237 sayılı TCK'nun 204 ve devamı maddelerinde belgede sahtecilik suçları düzenlenmiştir. Belge hukuki bir hüküm ifade eden ve bir hakkın doğmasına, hukuksal bir olayın, olgunun kanıtlanmasına yarayan yazıdır. Belgeden söz edebilmek için öncelikle yazılılık koşulunun gerçekleşmesi gerekmektedir. Yine bu yazının içeriğinin hukuki bir kıymet taşıması, hukuki bir hüküm ifa eylemesi, hukuki bir sonuç doğurmaya elverişli olması gerekmektedir. Resmi belge ise kamu görevlisi veya hukuken yetkili kabul edilen görevli tarafından yasa gereğince yerine getirdiği fonksiyona dayanılarak düzenlenen belgedir. Resmi belgede sahtecilik suçu, bir resmi belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi, gerçek bir resmi belgenin başkalarını aldatacak şekilde tamamen veya kısmen değiştirilmesi veya sahte bir resmi belgenin bilerek kullanılması suretiyle oluşmaktadır. Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; Sanıkların aracında bulunan sahte olarak üretilmiş oldukları tespit edilen ... bandrolleri belge niteliğini haiz olmadığından sanıkların eylemlerinin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturmadığı gözetilmeden haklarında yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
a- 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesinde, "değişik zamanlarda" denildiğinden, aynı kişiye karşı aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı cihetle, dosya kapsamında; suça konu belgelerin aynı anda ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme suç koşullarının oluşmadığı, eylemin bir bütün olarak tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu ancak belge sayısının TCK'nun 61. maddesi uyarınca temel cezanın tayininde nazara alınması gerektiği gözetilmeyerek fazla ceza tayini,
b- Sanıklar hakkında uygulancak sonuç ceza 2 yıl 1 ay hapis olmasına rağmen 1 yıl 13 ay hapis cezası verilerek eksik ceza tayini,
c- Sanık ...'un adli sicil kaydına konu ... Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2011 gün ve 2010/191 esas, 2011/392 karar sayılı dosyasında kararın kesinleşme tarihinin bu suçun işlediği 07.06.2010 tarihinden sonra olduğu ve sanığın tekrrüre esas başka adli sicil kaydı da bulunmadığı anlaşılmakla TCK'nun 58. maddesine aykırı olarak sanık hakkında tekerrür uygulamasının yazılı şekilde yapılması yasaya aykırı,
d- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluklarının sanığın kendi alt soyu dışındakiler için hapis cezasının infazı tamamlanana kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.04.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy