MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Hükmün C bendinde “katılan ...'a yönelik” ibaresi yerine “katılan ...'e yönelik” yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak görülmüştür.
I- Sanık ... hakkında katılan ...’e yönelik dolandırıcılık suçundan verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğunun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş 5271 sayılı CMK'nun 231/5. maddesinin uygulanmama gerekçesi gösterilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında katılan ...’e yönelik resmi belgede sahtecilik, tüm sanıklar hakkında katılan ...’e yönelik dolandırıcılık eylemleri nedeniyle verilen hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
1- Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 14.12.1992 tarih ve 1/5 ve Ceza Genel Kurulu'nun 24.03.1998 gün ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanununda öngörülen bütün unsurları taşıması gerekir. Yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiil, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacaktır. Türk Ticaret Kanununun 688/6 ve 689/4. (suç ve karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun 776 ve 777.) maddeleri uyarınca bonoda lehtarın yazılı bulunması zorunludur, suça konu senetlerde lehdar adının bulunmaması sebebiyle senetlerin bono vasfını taşımadıkları ve özel belge niteliğinde oldukları ve sanık ...'in eyleminin “özel belgede sahtecilik” suçunu oluşturacağı gözetilmeden, yazılı şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması,
2- Sanık ...’in aşamalarda suçlamayı kabul etmeyerek, daha önceden tanıdığı sanık ...’in kendisini telefonla arayarak, sanık Halil ile birlikte patates almak istediğini söyleyince, sanıklarla katılanları buluşturduğunu, bunun dışında olayla bir ilgisinin bulunmadığını savunması, sanığın diğer sanıklarla iştirak halinde hareket ettiğine dair mahkumiyetine yeter derecede bir delilin bulunmaması karşısında, sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek beraatine karar verilmesi gerekirken, isabetsiz gerekçelerle mahkumiyetine hükmolunması,
3- Kabule göre;
a- Katılan'’ın duruşmada zararının 2.250 TL'lik kısmının suç tarihinden sonra sanık ... tarafından ödendiği, tanık ... ve ...'in duruşmada, katılanın zararının tamamının sanık ... tarafından giderildiğini beyan etmeleri karşısında; zararın tam olarak giderilip giderilmediğinin tespit edilerek, kısmi ödeme halinde, katılanın kısmi ödemeye muvafakati bulunup bulunmadığı sorularak sanıklar hakkında TCK'nun 168/4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı,
b- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğunun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve diğer sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 24.02.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy