MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : Beraat
1- Cumhuriyet savcısının sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Cumhuriyet savcılarının temyiz dilekçesi Ceza Genel Kurulu’nun 06.11.2007 gün ve 167/222 sayılı kararında açıklandığı üzere, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan ve uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 310/son maddesinde belirlenen ve kıyasen uygulanması gereken 1 aylık yasal süre geçtikten sonra 01.07.2013 tarihinde hakim tarafından görülüp havalesi yapılmış olduğundan, 30.05.2013 tarihli hükme yönelik temyiz isteminin aynı sayılı Yasanın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2- Katılan vekilinin sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a- Sanığın elektrik sayacının borcundan dolayı katılan idare tarafından mühürlenmesine rağmen, mührü bozmak suretiyle elektrik tüketimine devam ettiği, mühürleme ve mühür bozma tespit tutanakları içeriği, sanık beyanı ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, yüklenen suçun tüm unsurları itibariyle sübuta erdiği gözetilerek sanığın mahkumiyeti yerine, mühürleme tutanağının sanığa tebliğ edilmediği gerekçesi yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
b- Kabule göre de;
UYAP ortamında yapılan araştırma sonucunda, sanık hakkında 21.05.2011 tarihinde işlenen mühür bozma suçundan dolayı Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/706 esas sayılı dosyası bulunup; suç tutanağının ilişkin olduğu adresin denetlenememiş olması karşısında: anılan dava dosyası getirtilip bu yönüyle incelenerek, suç tutanaklarının aynı adrese ilişkin olması halinde mümkün olduğu takdirde dosyaların birleştirilmesi, kesinleşmiş ise dava dosyasının bu dosya içine konulmasından sonra, temyiz incelemesine konu dosyada suç tarihinin 10.04.2010 iddianame tarihinin ise 30.01.2013 olduğu da gözetilerek sanık hakkında bozma eylemleri ile ilgili zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının tartışılması, zincirleme suç ilişkisi içindeki eylemlerden bazılarının kesinleşmiş mahkumiyet hükmüne konu olmasının diğer eylemlerin dava konusu yapılmasına engel olmayacağı, bu kapsamda, sonradan sübutu kabul edilen eylem nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.11.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy