MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanmak
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık ve müdafiinin yokluğunda kurulan 22.05.2012 gün ve 2009/1010-2012/398 E.-K. sayılı hükmün; sanık müdafii Av.... 'e 10.07.2012 tarihinde tebliğ edildiği, sanık müdafii Av....in 11.07.2012 tarihinde müdafiilikten istifa ettiği, bu istifa dilekçesinin sanığa 08.10.2014 tarihinde bildirildiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. maddesinin “vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır” hükmüne aykırı davranılarak sanığa Tebligat Kanununun 21. maddesi uyarınca Mernis adresine yapılan 27.09.2012 tarihli tebligatın geçersiz olduğu, sanığın diğer müdafii Av....'ın 05.12.2012 tarihinde tebliğ olunan hükmü 07.12.2012 tarihli dilekçesi ile yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan inceleme sonucunda gereği görüşüldü:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “sahte fatura kullanmak” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 21.01.2005 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 15.12.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy