Tebliğname No: 15 - 2013/178836
MAHKEMESİ : İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 04/10/2012
NUMARASI: 2011/103 (E) ve 2012/190 (K)
SUÇ: Evrakta sahtecilik
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;
ancak:
1-Suça konu bonolardan 1.812.500.000 TL miktarlı bononun iddianamede 30.11.2004 tanzim ve 27.03.2004 vade tarihli olarak belirtilmesi, 30.06.2005 tarihli bilirkişi raporunda özellikleri benzer şekilde gösterilen bononun yazı ile miktar gösteren kısmının
“birmilyarsekiz” olarak yazıldığının belirtilmesine karşın adli emanetin 2005/171-ek sırasında kayıtlı olan bononun 27.03.2005 tanzim ve 30.11.2005 tanzim tarihli olduğunun belirtilmesi, suça konu belgelerin mahkeme tarafından incelenmemiş olması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi bakımından; belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu cihetle, suça konu senetler celp edilerek incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, unsurlarının tam olup olmadığı ile vade ve tanzim tarihlerinin belirlenmesi ve denetime olanak verecek şekilde belge asılları dosya içine konulup Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.10.2013 tarih ve 2013/19 esas sayılı kararında belirtilen “tanzim tarihinin vade tarihinden sonra olması halinde bononun geçersiz olacağı ve kambiyo senedi özelliği taşımayacağı” hususu da dikkate alınarak bu belgelerin iğfal kabiliyetinin ne şekilde oluştuğu kararda tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-5237 sayılı TCK.nun 43. maddesindeki zincirleme suç hükmü, “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda....” denilmek suretiyle 765 sayılı TCK.nun 80. maddesinden farklı düzenlenmiş olup, sanık tarafından farklı tarihlerde düzenlendiği saptanamayan suça konu üç adet sahte bononun aynı anda kullanıldığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinin uygulama koşullarının oluşmadığı, bu nedenle 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesinin lehe olacağı gözetilmeden, 765 sayılı TCK.nun 80. maddesindeki artırım oranının az olması nedeniyle lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde uygulama yapılarak fazla ceza belirlenmesi,
Yasaya aykırı,
3-5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
14.12.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.