Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 28.11.2014 gün ve 2014-21423/71794 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 08.12.2014 gün ve KYB.2014/391767 sayılı ihbarnamesi ile;
Mühür bozma suçundan sanık ...’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 203/1, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Boğazlıyan Asliye Ceza Mahkemesinin 21/06/2011 tarihli ve 2010/317 esas, 2011/148 sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 30/10/2013 tarihli ve 2012/11480 esas, 2013/15670 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, özelleştirme uygulamaları sonucu elektrik dağıtım ve satışı işlemlerinin özel şirketlerce yapılmaya başlanması karşısında özel şirketler tarafından konulmuş mühürlerin mühür bozma suçunun konusunu oluşturmayacağı cihetle, somut olayda ... A.Ş' nin mühürleme tarihi olan 05/08/2010 tarihinde özelleştirilmiş olması sebebiyle suçun yasal unsurlarının oluşmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; 05.08.2010 tarihli mühürleme işlemini gerçekleştiren katılan ... A.Ş'nin, mühürleme tarihi itibariyle henüz özelleştirilmeyip, 31.08.2010 tarihinde özelleştirildiği anlaşılmakla, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki istem yerinde görülmediğinden REDDİNE, ancak; Dairemizin istikrar kazanmış uygulamalarına göre, mühür bozma suçlarının zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmayıp, eylemden kaynaklanan somut bir zararın bulunmadığı gözetilmeden, mağdur kurumun zararının karşılanmadığı biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği görülmekle, belirtilen konuda da kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceği hususunda gereğinin takdir ve ifası için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.