MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Düşme
1-Katılan vekilinin, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...’ın gümrük muayene memuru ve kolcusu olan diğer sanıklar ... ve ... ile iştirak halinde hareket ederek gerçekte ihracat gerçekleştirilmediği halde fiktif ihracat yapılarak imalatçı firmaya ihracattan dolayı KDV iadesi yapılmasını sağlayarak resmi belgede sahtecilik suçunu işlediklerinin iddia olunmasına göre, sanıkların eylemlerinin sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 339/1. ( 5237 sayılı TCK'nun 204/2.) maddesinde düzenlenen "memurun resmi belgede sahteciliği" ve bu suça iştirak suçunu oluşturup, anılan Yasanın 102/3, 104/2. maddelerindeki dava zamanaşımına tabi olduğu, suç ve hüküm tarihleri arasında zamanaşımının dolmadığı gözetilmeden, gümrük muayene memuru ve kolcusu olan sanıkların eylemlerinin görevi kötüye kullanma, diğer sanıkların eylemlerinin ise resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğunun kabulü ile yazılı şekilde sanıklar hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’e yüklenen “memurun resmi belgede sahteciliği" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 05.12.1998 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK’nun 322. maddesi uyarınca karar verilmesi mümkün bulunduğundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/3, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
2-Katılan vekilinin ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
UYAP sisteminden alınan güncellenmiş nüfus kayıt örneğine göre; sanık ...’nin 15.06.2010 tarihinde hükümden önce vefat ettiği ve kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy