MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Beraat
19.06.2009 tarihli iddianameyle sanık hakkında "hırsızlık ve mühür bozma" suçlarından kamu davası açılıp, mahkemece 20.04.2010 gün ve 2009/447 Esas, 2010/282 sayılı kararla her iki suçtan beraatine karar verildiği, kararların şikayetçi kurum vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.07.2012 günlü yazısı ile 6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca sadece hırsızlık suçundan yeniden değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine gönderildiği, iade kararından sonra mahkemece yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında "mühür bozma" suçundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği ve bu hususa ilişkin bir temyizde bulunmadığı cihetle, şikayetçi kurum vekilinin mühür bozma suçundan 20.04.2010 günlü karara yönelik temyizine istinaden ve şikayetçi kurum vekilinin 01.09.2009 havale tarihli dilekçe ile katılma talebinde bulunmasına rağmen bu hususta bir karar verilmeksizin dosya neticelendirilmiş ise de, katılma talebinin CMK'nun 237 ve devamı maddelerine uygun olması nedeniyle, aynı Yasa ve maddesinin 2. fıkrası uyarınca suçtan zarar gören şikayetçi kurumun müdahilliğine karar verilerek yapılan incelemede;
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan kurum vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 03.09.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy