MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Değişen suç vasfına göre özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanık ... için; beraat
Sanık ...'in üzerine atılı resmi belgede sahtecilik eyleminin vasıf değişikliği ile özel belgede sahtecilik olarak kabulü ile hakkında mahkumiyet hükmü kurulan dolandırıcılık suçunun unsuru sayıldığından ceza tertibine yer olmadığına ilişkin
1- Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılıp değişen suç vasfına göre eylemin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğundan bahisle 765 sayılı TCK'nun 79. maddesi delalatiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/12. maddesi uyarınca temyiz yeteneği bulunmayıp itiraza tabi olduğu ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı yapılan itirazın İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.04.2010 gün ve 2010/257 D.İş. sayılı kararı ile red edildiği ve anılan kararın 5271 sayılı CMK’nun 271/4. maddesi gereğince kesin olduğu anlaşılmakla katılan vekilinin sanık ...'e yönelik vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık ve değişen suç vasfına göre özel belgede sahtecilik”suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 13.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy