MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: 1 - Asıl karar; mahkumiyet
2 - Ek karar; eksi hale getirme talebinin kabulüne
06.04.2010 günlü iddianameyle sanık hakkında "elektrik enerjisi hakkında hırsızlık ve mühür bozma" suçlarından kamu davalarının açıldığı, yapılan yargılama sonucunda mahkemenin 03.03.2011 gün 2010/194-2011/208 sayılı ilamıyla hırsızlık suçundan beraat, mühür bozma suçundan mahkumiyet kararı verildiği, sanık müdafiinin sadece mühür bozma suçundan verilen mahkumiyet hükmünü temyiz etmesine rağmen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.07.2012 tarihli yazısı ile 6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi gerekçe gösterilerek dosyanın iadesi üzerine mühür bozma suçundan yeniden verilen 14.11.2012 gün ve 2012/1007-997 sayılı kararın hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin 03.03.2011 günlü ilk karara yönelik yaptığı temyiz başvurusuna hasren yapılan incelemede, sanığın yokluğunda verilen hükmün tebliğinin sanığın sorgusunda bildirdiği adresine Tebligat Kanununun 35. maddesine göre yapıldığı ancak bu adrese önceden usulüne uygun yapılmış bir tebligat bulunmaması sebebiyle yapılan bu tebligatın usulsüz ve hukuken geçersiz olması nedeniyle sanık müdafiinin 23.01.2012 havale tarihli temyizinin süresinde olduğu, 5271 sayılı CMK'nun 42. maddesine göre eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulması halinde, inceleme yetkisinin Yargıtay Özel Dairesine ait bulunduğu anlaşılmakla, eski hale getirmenin kabulüne ilişkin mahkemenin yok hükmünde olan ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede gereği görüşüldü;
Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığının, Dairemize gönderdiği 12.11.2013 tarih ve 29415146-2525 sayılı cevabi yazısı uyarınca, suça konu mühürleme tutanağını düzenleyen ...Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin, mühürleme tarihinden sonra özelleştirildiği anlaşılmakla tebliğnamedeki 1 nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından koşullu salıverilmeye, 1. fıkrada yer alan diğer hak yoksunluklarının ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Tekerrüre esas alınan Eskişehir 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 21/07/2009 gün ve 2008/844-2009/1046 sayılı ilamın suç tarihinden sonra 09.09.2010 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususlarda 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün yerine, “53. maddenin 1. fıkrasının c bendindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yer alan diğer haklardan, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmesi, TCK'nun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin hükmün 5. fıkrasının ise tümden çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.