MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
31.07.2007 tarihli iddianameyle sanık hakkında "hırsızlık ve mühür bozma" suçlarından kamu davası açılıp, mahkemece 12.03.2010 gün ve 2007/1162 Esas, 2010/301 sayılı kararla her iki suçtan cezalandırılmasına karar verildiği, kararların sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.07.2012 günlü iade kararı ile 6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca sadece hırsızlık suçundan yeniden değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine iade edildiği cihetle, iade kararından sonra mahkemece yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında "mühür bozma" suçundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği ve bu hususa ilişkin bir temyiz de bulunmadığı cihetle sanık müdafiinin mühür bozma suçundan 12.03.2010 günlü karara yönelik temyizine istinaden yapılan incelemede gereği görüşüldü;
6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca, sanık hakkında mahkemece doğrudan hükmedilen 300,00 TL adli para cezasına dair hükmün temyizi olanaklı bulunmayıp kesin nitelikte olduğundan sanık müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, 09.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy