MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM: Mahkumiyet
1- Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden; belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu cihetle, suça konu belge için aldırılan kriminal raporda belgenin tümden sahte olduğunun belirlendiği, ancak soğuk mühür konusunda herhangi bir tespitte bulunulmadığı, yine duruşmada incelenen belgenin özelliklerinin tutanağa yazılmadığı anlaşılmasına göre, suça konu sürücü belgesi duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan sonra aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve denetime olanak verecek şekilde dosya içine konulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Yalan beyan suçu yönünden ise; sanığın, kardeşi ... adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesi ile dolaştığına dair telefon ihbarı üzerine yapılan aramada görevlilere kendisini ... ismi ile tanıtıp belgeyi ibraz ettiği; ancak henüz herhangi bir tutanak düzenlenmeden ihbar üzerine gelindiği bilgisi verilerek gerçek kimliğinin tespit edildiği ve tutanakların gerçek kimlik bilgilerine göre tanzim edildiği anlaşılmakla; üzerine atılı "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak" suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı, eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 40/1. madde ve fıkrasında düzenlenen "kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunma" kabahatini oluşturduğunun gözetilmemesi,
Kabule göre de;
3- Hapis cezasının kanuni sonucu olan 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden karar verilmesi,
4- Sanığın adli sicil arşiv kaydında bulunan ... Asliye Ceza Mahkemesi 1995/443-1083 karar sayılı ilamın 31.08.2008 tarihinde yerine getirildiğine dair kayıt karşısında; bahse konu ilamın tekerrüre esas teşkil edip etmediği husunun tespiti bakımından, onaylı örneği getirtilip sonucuna göre tekerrrür koşullarının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliği,
Yasaya aykırı, sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.