MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : Beraat
Kamu davasına katılma hakkı bulunan şikayetçi kurum adına vekilinin, 06.01.2010 havale tarihli dilekçesindeki katılma talebi konusunda herhangi bir karar verilmemiş ise de; 5271 sayılı CMK'nun 237/2. maddesi uyarınca suçtan doğrudan zarar gören şikayetçi idarenin davaya katılan olarak kabulüne oybirliğiyle karar verilip, incelenerek gereği görüşüldü;
I-Katılan vekilinin mahkemenin 12.03.2013 tarih 2012/913 Esas ve 2013/107 Karar sayılı beraat kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanık hakkında mühür bozma suçundan verilen 27.10.2011 tarih 2010/651 Esas ve 2011/530 Karar sayılı beraat hükmünün katılan vekili tarafından yasal sürede temyiz edildiği ancak hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.10.2012 tarihli yazısı ile 6352 sayılı Yasanın geçici 2/1-2. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirilmesi için iadesi üzerine iade kapsamında bulunmayan mühür bozma suçundan yeniden kurulan hüküm hukuki değerden yoksun olup yok hükmünde olduğundan katılan vekilinin mahkemenin 12.03.2013 tarih 2012/913 Esas ve 2013/107 Karar sayılı beraat kararına yönelik vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Katılan vekilinin mahkemenin 27.10.2011 tarih 2010/651 Esas ve 2011/530 Karar sayılı beraat kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise:
Sanığın, suç tarihinden önce usulüne uygun şekilde mühürlenen elektrik sayacındaki mühürleri bozup kaçak elektrik kullandığının iddia olunması, 16.08.2010 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağının sanık tarafından imzalanmış olması, 14.07.2011 tarihli kolluk tutanağında, suça konu adreste 20 yıldır sanık ve ailesinin ikamet ettiğinin, 14.07.2011 tarihi itibariyle de sanığın belirtilen adreste oturmaya devam ettiğinin belirtilmesi, hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verilen ve suç tarihinde adreste oturduğu kabul edilen sanığın eşi ...'ın beyanı alınmadan ve tutanak mümzileri dinlenmeden kararın verilmiş olması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, tutanak mümzilerinin beyanı alınıp, .... hakkında da bu suçtan suç duyurusunda bulunulup açılacak kamu davası bu dava ile birleştirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy