MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1 - .... ve ....Ürünleri ve Tic. A.Ş. isimli şirket yetkilisi olan sanığın, mağdurlar ... ve ...'a borçlusu .... Dış Ticaret San. A.Ş. alacaklısı .... Nakliyat Oto San. Tic. Ltd. Şti gibi görünen iki adet sahte bono tanzim ederek verdiği, suça konu senetler üzerindeki imzaların borçlu görünen ....Dış Ticaret San. A.Ş. yetkililerine ait olmadığının tespit edildiğinin iddia ve kabul olunduğu olayda, suça konu senetlerden 3.000 TL bedelli senet aslının ele geçirilememesine göre unsurları ile aldatıcılık özelliğinin tespitinin mümkün olmaması karşısında, TCK'nun 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, dolayısıyla sanığın eyleminin tek bir sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı,
2 - 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeblerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.05.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy