MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat
97 sayılı Yargıtay Yasası'nın 6110 sayılı Yasa ile değişik 14. maddesinde “Ceza Dairelerinde, Daireler arasındaki işbölümünün belirlenmesinde, dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda, açıklamaya itibar edilir.” hükmü yer almaktadır. Yasa, sevk maddelerine değil, iddianamedeki tavsife ağırlık tanımıştır. Bu nedenle Ceza Dairelerinin görevinde Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu'nun yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere tavsif esas alınmalıdır.
... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 05.07.2011 gün ve 2011/938 sayılı iddianamesi ile sanığın, katılanın borçlu sıfatıyla imzaladığı senet bedelinde tahrifat yaparak kamu kurumu olan icra dairesinde katılan aleyhine takip başlattığının iddia olunması karşısında, 5237 sayılı TCK’nun 204/1 ve 158/1-d maddelerinde öngörülen "resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık" suçları tavsif edilerek dava açılmıştır.
Bu itibarla, iddianamedeki anlatıma, temyizinin kapsamına ve Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesine göre temyiz inceleme görevinin Yüksek 15. Ceza Dairesi'ne ait olduğu anlaşıldığından Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Daireye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 21.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.