MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık ve resmi belge düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak, ticaret evrak ve senedi tanziminde hüviyeti hakkında yalan beyanda bulunmak
HÜKÜM : Düşme
1-Katılan vekilinin sanıklar hakkında "dolandırıcılık" ve "resmi belge düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak" suçlarından verilen zamanaşımı nedeniyle düşme hükümlerine yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık ve resmi belge düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihlerinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının dava zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi gerektiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-Katılan vekilinin sanıklar hakkında "ticaret evrak ve senedi tanziminde hüviyeti hakkında yalan beyanda bulunmak" suçundan verilen zamanaşımı nedeniyle düşme hükümlerine yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 25.05.2005 gün ve 2005/14145 esas sayılı iddianamesi ile birlikte hareket eden sanıklardan....'in müştekiye kendisini Yasemin Uygun adıyla tanıtıp diğer sanık ... ile baba-kız olduklarını belirterek, müşteki ...'e ait evi kiralarken kira kontratını bu isimle imzaladıkları, aynı şekilde borçlusu .... ve kefili ... olan senetler (bono) düzenleyerek müşteki ...'e verdikleri.... iddiasıyla açılan davada, suç tarihinde yürürlükte bulunan 342/1. (5237 sayılı TCK'nun 204/1) maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçu tavsif edilerek dava açıldığı suçun konusunu oluşturan bonoların, TTK'da belirtilen unsurlarının tam olması nedeniyle resmi belge niteliğinde oldukları ve buna göre de zamanaşımının gerçekleşmediği gözetilmeden suç vasfında yanılgı sonucu eylemin 765 sayılı TCK'nun 344. maddesinde düzenlenen ticaret evrak ve senedi tanziminde kendisinin veya başkasının hüviyeti hakkında yalan beyanda bulunmak suçunu oluşturacağının kabulü ile kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, mahkemenin 11.04.2007 gün ve 2005/459 esas, 2007/162 karar sayılı ilk hükmünün sadece sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle sonuç ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 17.04.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy