Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 25.12.2013 gün ve 2013/19506/78668 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 09.01.2014 gün ve KYB 2014/4925 sayılı ihbarnamesi ile;
Borçlunun ödeme şartını ihlâli suçundan sanık ...’ın, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin, Bakırköy 1. İcra Ceza Mahkemesinin 13/03/2013 tarihli ve 2012/632 esas, 2013/94 sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile sanığın beraatine dair Bakırköy 2. İcra Ceza Mahkemesinin 27/03/2013 tarihli ve 2013/25 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde,
Bakırköy 2. icra Ceza Mahkemesince, icra takip dosyasındaki 13/08/2012 tarihli taahhüt tutanağında toplam borç miktarının işleyen ve işleyecek faiz, vekalet ücreti, icra harç ve giderleri ile gösterilmesine rağmen, örnek 10 no’lu ödeme emrinde asıl alacak miktarının 7.350,00 TL. olduğu, ancak taahhüt tutanağında bu miktarın 7.672,50 TL. olarak gösterilmesi sebebiyle çelişkili durum oluşturulduğu, bu nedenle sanığın cezai sorumluluğunun doğmayacağı gerekçesiyle beraatine karar verilmiş ise de,
Borçlu sanık hakkında yürütülen Bakırköy 4. İcra Müdürlüğünün 2012/10587 esas sayılı takip dosyasında, sanığın ödeme taahhüdünü içeren 13/08/2012 tarihli taahhüt tutanağında, borçlu tarafından ödenmesi gereken toplam borç miktarı ödeme tarihlerine göre asıl alacak, işleyen ve işleyecek faiz, harç miktarı, vekalet ücreti ve masrafları ile birlikte rakamsal olarak açıkça gösterildiği ve alacaklı vekili tarafından da bu miktar üzerinden taahhüdün kabul edildiğinin beyan edildiği, örnek 10 no’lu ödeme emrinde 7.350,00 TL. asıl alacak ve 322,50 TL. işleyen faiz miktarı ile birlikte kesinleşen takip borcunun 7.672,50 TL. olduğu, taahhüt tutanağındaki alacak miktarının kesinleşmiş takip alacağı olarak gösterildiği, taraflarca taahhüt ve kabul edilen miktarlar bakımından çelişkili bir durumun bulunmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20/02/2001 tarihli ve 2001/8-19 esas, 2001/26 sayılı kararında da belirtildiği üzere, ödenecek toplam borç miktarının rakamsal olarak belirlenmesi ve tarafların bu miktar üzerinde icap ve kabulde bulunmasının zorunlu olduğu, ceza sorumluluğunun doğabilmesi için taahhüt esnasında ödenecek miktarın hiçbir kuşkuya yer vermeksizin belirlenmesi gerektiği nazara alındığında, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
Dosya kapsamından, itiraz merci, takip dosyasındaki ödeme emrinde asıl alacağın 7.350,00 Lira olmasına karşın, 13.08.2012 tarihli taahhüt tutanağında 7.652,50 Lira yazılması nedeniyle çelişki oluşturulduğundan itirazın kabulü ile sanığın beraatına karar verildiği, ihbarnamede takipte kesinleşen miktarın 7.672,50 Lira olması nedeniyle çelişki bulunmadığından taahhütün geçerli olduğu kabul edilmiş ise de, 06.05.2013 son taksit tarihine kadar işleyecek olan faiz miktarının gösterilmemesi karşısında taahhüt hukuken geçersiz olup merci Kayseri 2. İcra Ceza Mahkemesinin 08.10.2012 gün, 2011/983 Esas ve 2012/839 sayılı kararı bu itibarla usul ve yasaya uygun olduğu cihetle, CMK’nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden REDDİNE, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy