MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM : 1-Azime Çay'lı hakkında resmi belgde sahtecilik ve dolandırıcılık suçları için beraat
2-... hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçu için mahkumiyet
I- Katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Sanıklara yüklenen resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından doğrudan zarar görmeyen ... A.Ş.'nin kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı cihetle, şikayetçi vekilinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gerekli 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelen sanık ... müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Sanığın, şikayetçi ... adına oluşturulan sahte nüfus cüzdanı talep belgesi ile nüfus müdürlüğünden sahte nüfus cüzdanı alıp ... Noterliğinden bu isme sahte vekaletname düzenlettirmek biçiminde gerçekleşen eylemlerinin, zincirleme şekilde kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu ve lehe olan 5237 sayılı Yasanın 204/1-3, 43. maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama ile eksik ceza tayini isabetsizliği karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; dosya arasında bulunan sahte nüfus cüzdanı talep belgeleri hakkında mahallinde bir karar verilmesi ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı sebebin nitelik ve derecesi ile azaltıcı bir sebebin ise bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
III- Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelen müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince,
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 31.12.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 29.02.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy