MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
7201 sayılı Tebligat Yasasının 11. maddesi uyarınca vekil ile takip edilen davalarda tebligatın vekile yapılması gerektiği cihetle; sanıklar müdafii yerine sanık ...'ın “...” adresindeki işyerine yapılan 03.02.2009 tebliğ işlemi usulsüz olduğundan sanıklar ve müdafilerinin öğrenme üzerine yaptığı temyiz istemi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;
1- Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçu ile ilgili olarak; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği 05.07.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış sanıklar ve müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- Sanıklar hakkında aynı eylem sebebiyle ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/224 Esas -2013/377 Karar sayılı dosyasında resmi belgede sahtecilik suçundan yargılama yapıldığı, sanıklardan ... hakkında beraat, ... hakkında ise TCK'nun 204/1 ve 62. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezasına hükmedildiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında aynı eylemden dolayı mükerrer dava ve hüküm verilmesinin önlenmesi bakımından ... Asliye Ceza Mahkemesi dosyasının getirtilerek eldeki dosya ile birlikte incelenmesi ve mükerrer dava olup olmadığının belirlenmesinden sonra sanıkların hukuki durumunun tespit edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanıklar ve müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy