MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Şahadetnamede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Hüküm fıkrasında kanun yollarının süresi, mercii ve şeklinin 5271 sayılı CMK.nun 232/6 madde ve fıkrasına uygun olarak ve tereddüte mahal vermeyecek biçimde gösterilmemiş olması nedeniyle, sanığın temyizinin öğrenme tarihine göre süresinde olduğunun kabulüyle yapılan incelemede;
Sanığın emniyet trafik tescil müdürlüğü yazışma bölümünde görevli olduğu sırada, araçların tescil dosyalarındaki bilgilerine aykırı düzenlenen "tescil edilmesinde sakınca olmadığı" yazılarını düzenlemekten ibaret eylemlerinin 765 sayılı TCK'nun 355. maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı cihetle;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “şahadetnamede sahtecilik” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, yüklenen suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında anılan suçtan açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 11.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy