Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 24/01/2014 gün ve 2013/1979/6106 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 07/02/2014 gün ve KYB.2014/41401 sayılı ihbarnamesi ile;
Ödeme şartının ihlali suçundan sanık ...'nin, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 340. maddesi uyarınca 3 ay tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair ...1. İcra Ceza Mahkemesinin 10/09/2013 tarihli ve 2013/319 Esas, 2013/765 sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre söz konusu kararda sanığın 2004 sayılı Kanun'un 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılması gerekirken "3 ay tazyik hapsi ile cezalandırılmasına" şeklinde karar verildiği anlaşılmakla, her ne kadar hüküm fıkrasında cezanın infazına başlandıktan sonra borcun ödenmesi durumunda sanığın derhal tahliye edileceği yazılmışsa da, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/11/2006 tarihli ve 2006/16 H.D.-220-231 sayılı ilamında da belirtildiği üzere disiplin ve tazyik hapsinin bir "hapis" cezası olmadığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 2. maddesinde tanımlanan "disiplin hapsi" kavramı içinde kaldığı ve kısmi bir düzeni korumak amacıyla getirildiği, kişinin kendisinden beklenen yükümlülüğü yerine getirdiği takdirde de serbest kalacağının düzenlendiğine göre, adı geçen sanığın 2004 sayılı Kanun'un 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde "3 ay tazyik hapsi ile cezalandırılmasına" denilmek sureti ile sanığın aleyhine olacak şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
Dosya kapsamından, şikayete konu ...4. İcra Müdürlüğünün 2012/12773 sayılı takip dosyasındaki 20.11.2012 tarihli hacizde, toplam borç miktarının ferileriyle birlikte 6.737,43 TL olarak hesaplanmasına karşın borçlunun, borcun 6.000,00 TL'sini ödeme taahhütünde bulunduğu, borcun tamamına karşı ödeme taahütünde bulunulmadığı gibi, alacaklı vekilinin de borcun kalan kısmından feragat etmemesi nedeniyle taahhütün hukuken geçerli olmadığı cihetle, belirtilen konuda da kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceği hususunda gereğinin takdir ve ifası için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy