MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Sanığın ... adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesi kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, dosya arasında mevcut 05.05.2010 tarihli tutanakta suça konu belgede "resim üzerinde mühürün olmadığının belirtilmiş olması, Dairemizce dosyaya intikali sağlanan suç konusu belge üzerindeki inceleme neticesinde de belge üzerinde mührün bulunmadığının görülmesi karşısında, sahte olduğu ilk bakışta anlaşılan sürücü belgesinin aldatma kabiliyeti bulunmadığı ve suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine iğfal kabiliyetinin bulunduğundan bahisle yazılı şekilde mahkumiyete karar verilmesi yasaya aykırı,
2- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy