MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Sanık ...'ın ... Asayiş Şube Müdürlüğü Motosikletli Timler Amirliğine bağlı ekip görevlilerince yapılan kontrolde adına düzenlenmiş, kimlik bilgileriyle tamamen uyumlu olan nüfus cüzdanını ibraz ettiği görevlilerce kimliğin sahte olduğunun ifade edilmesi üzerine kardeşi ...'a ait kimlik bilgilerini verdiği ve yapılan araştırmada sanığın gerçek kimliğinin ... olduğunun tespit edildiği, sanığın aşamalardaki beyanlarında görevlilerin kimliğin sahte olmasından şüphe ederek araması olan kardeşi ...'a ait kimlik bilgilerine göre tutanak tuttuklarını kendisinin de imzalamak durumunda kaldığını iddia ettiği eylemde, Nüfus Müdürlüğü'nden gelen yanıtta belgenin kendileri tarafından verilmediğine dair bir kayıt olmadığı gibi nüfus cüzdanı ile aynı tarihi taşıyan nüfus cüzdanı talep belgesine müzekkere ekinde yer verilmesi, başlı başına fotoğrafların farklı olmasının suçun sübutu açısından yeterli olmayacağı cihetle, mahkemece öncelikle suça konu nüfus cüzdanı talep belgesinin aslının dosya içerisine alınması ve nüfus cüzdanı üzerindeki imzaların nüfus idaresinde görevli kişiler tarafından atılıp atılmadığı dosya içerisindeki sahte olduğu iddia edilen nüfus cüzdanın kurumdan alınan asıl belge olup olmadığı, belgeler üzerindeki fotoğrafların kime ait olduğu konusunda araştırma yapılması belgenin tüm unsurları ile aslının aynısı olması halinde; sanığın kendisine ait kimlik belgesinin sahtesini kullanması nedeniyle eylemin 5237 sayılı TCK'nun 211. maddesi kapsamında kalacağı, belgenin sahte olmadığının tespiti halinde ise iftira ve resmi belgede sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı gözetilmeden eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre ise;
2- Sanık hakkında iftira suçundan kurulan hükümde; hapis cezasının tespitinde, 5237 sayılı TCK'nun 269/1 ve 62. maddeleri gereğince indirim uygulanırken sonuç cezanın 2 ay olarak belirlenmesi gerekirken, hesap hatası yapılmak suretiyle 2 ay 1 gün hapis cezası ile cezalandırılmak suretiyle sanık hakkında 1 gün fazla ceza tayini yoluna gidilmesi yasaya aykırı,
3- 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c ) bendinde yer alan haklardan yoksunluğunun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uyulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 esas, 2015/85 iptal karar ile ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.04.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy