MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 29.09.2015 gün ve 2015/412 Esas, 2015/286 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, sanıkların, sanık ...’in evlilik dışından doğan çocuklarını, nüfus müdürlüğüne müracaatla bir belgeye dayanmayan sadece beyanen düzenlenen 04/09/2003, 13/06/2006 ve 21/09/2010 tarihli mernis doğum tutanakları ile kendi adlarına nüfusa kaydettirmekten ibaret oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eylemlerinin bir bütün halinde, 5237 sayılı TCK'nun 231. maddesindeki soybağını değiştirme suçu kapsamında kaldığı, gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre;
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 02.03.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.