MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
30.05.2013 tarihli karar ile dosyanın tevdi sağlanarak bononun aslının dosyaya intikalinin sağlanması sonrasında heyetçe yapılan incelemesinde, tüm şekil şartlarını haiz bulunduğu, üzerinde herhangi bir tahrifat yapıldığına ilişkin iddia bulunmadığı, bu özellikleri itibariyle iğfal kabiliyetine haiz olduğu gözlemlenmesi,,sanığın, kovuşturma aşamasındaki ifadesinde suça konu bonoyu...'a imzasını atarak verdiğini, İbrahim'in ise bu bonoyu sattığını, ciro için getirildiğinde babasının imzasını gördüğünü, bu imzanın onlar tarafından atıldığını savunmak suretiyle ...'e atfen bulunan imza dışında kendisine atfen bulunan imzayı kabul etmesi, .... tanık olarak verdiği beyanında sanık tarafından verilen herhangi bir bonoyu ...'a satmadığını açıklaması, diğer tanık ... ... ise ifadesinde “ben taraflar arasındaki alışverişe tanığım, ... soğan işçilerine borcunu ödemek için ...'tan 16000 YTL istedi, o da 13.000 yada 14.000 YTL parayı verdi ancak baban kefil olursa veririm dedi, bunun üzerine Esat, babam rahatsız diye eve gitti onun kefil olduğu bir senet imzalatıp getirdi, hatta bizim yanımızda senedin arkasını kendisi ciroladı” yönünde tespitlerde bulunması karşısında tebliğnamede bozma isteyen düşüncelere iştirak olunmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Suça konu bononun akıbeti hakkında herhangi bir karar verilmemesi
Yasaya aykırı; sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına “suça konu bononun dosyada delil olarak saklanmasına”ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.