MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
I- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 gün ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere, onaysız fotokopi niteliğinde olup suret belge özelliği taşımayan belgenin hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı ve aldatıcılık niteliği bulunmadığı, belgelerde sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu cihetle, konsolosluğa sunulan suça konu belgelerin asıl veya onaylı suret belge olup olmadığı araştırılıp, belgeler duruşmaya getirtilerek aldatıcılık niteliği hususunda incelenip özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve emanete aldırılarak denetime olanak verecek şekilde dosya içine konulması, gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi, belgelerin onaysız fotokopiden ibaret olması halinde resmi belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarının oluşmayacağı, aksi takdirde ise belgeler arasında Kadıköy 4. Noterliğinin 09.07.2010 tarih 46240 yevmiye numaralı imza sirkülerinin kanunen sahteliği ispat edilinceye kadar geçerli resmi belgelerden olması nedeniyle sanığa verilen cezanın TCK'nun 204/3. maddesi gereğince artırılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı,
Kabule görede;
II- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK' nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 29.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy