MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sanığın bozma ilamından sonra talimatla alınan savunmasında avukat istemediğini beyan etmesi nedeniyle bozma öncesinde yasa gereği zorunlu atanan müdafiinin görevinin son bulduğu ve dosya kapsamına göre de vekaletnameli avukatının bulunması nedeniyle 7201 sayılı Tebligat Kanununun 11. maddesi uyarınca gerekçeli kararın vekiline tebliğ edilmesi gerekirken zorunlu müdafiiye yapılan tefhim işleminin usulsüz olduğu anlaşıldığından, sanık vekilinin asıl hükme yönelik 20.01.2014 havale tarihli temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü ile, mahkemenin 27.12.2012 gün 2012/214 esas sayılı temyiz isteminin reddine dair ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede gereği görüşüldü;
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 29.05.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.