MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Çocuğun soybağını değiştirmek
HÜKÜM: Mahkumiyet
1) Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 29.09.2015 gün ve 412/286 sayılı kararında açıklandığı üzere; sanık ...'ün sanık ... ile evlilik dışı birlikteliğinden 12.04.2006 tarihinde doğan .., sanık ...'ün... ile evlilik dışı birlikteliğinden 01.01.2002 tarihinde doğan... isimli çocuklarını, çocukların doğum tarihlerinde evli olduğu ... adına babaları olarak gerçeğe aykırı biçimde nüfus kütüğüne tescil ettirmeleri şeklinde gerçekleşen eylemin TCK'nun 231/1. maddesinde düzenlenen "çocuğun soybağını değiştirme" suçunu oluşturağı cihetle tebliğnamedeki suç vasfına yönelen düşünceye iştirak edilmemiştir ancak;
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 285 ve 295. maddelerindeki “evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içerisinde doğan çocuğun babası kocadır ve başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz.” düzenlemeleri, nüfusa kaydedilen çocuklar ... ve ...'nin doğum tarihleri dikkate alındığında sanık ...'ün mağdur ... ile evlilik birliğinin devam etmesi, evlilik dışı çocukların, biyolojik babaları üzerine derhal kayıt edilmesinin mümkün olmaması karşısında; sanıklar açısından suçun unsurlarının oluşmayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde çocuğun soybağını değiştirme suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2) Kabul ve uygulamaya görede;
a) Gerekçeli karar başlığında 10.01.2008 olması gereken suç tarihinin 2000 olarak yanlış gösterilmesi,
b) 5271 sayılı CMK'nun 324/4. maddesi gereğince 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesinde öngörülen terkin edilmesi gereken miktardan az olan yargılama giderlerinin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanıklardan tahsiline hükmolunması, yasaya aykırı,
c) 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı ve sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 22.06.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.