MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kanun gereğince sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanık ... hakkında tefrik Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında mahkumiyet
Sanık suça sürüklenen çocuk ... Karar hakkında mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
1-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231/12. maddesi uyarınca temyizinin mümkün olmayıp, itiraza tabi olduğu ve sanık ... hakkında verilen tefrik kararının davayı sonuçlandırıcı nihai nitelikte kararlardan olmayıp temyiz yeteneği bulunmadığı cihetle; sanık ... ve ... müdafiinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK' nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık ... hakkında “kanun gereğince sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hüküm yönünden, sanık müdafinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı ve artırıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosya içeriğine göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan; sanık ... müdafinin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3-Sanık ... hakkında “kanun gereğince sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hüküm yönünden, sanık müdafinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Kayden 05.06.1984 doğumlu olup suç tarihi itibariyle 18 yaşını tamamlamayan sanık hakkında lehe hükümler içeren 5237 sayılı TCK'nun 31. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun ilgili maddelerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK'nun 321. nci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
4-Sanıklar ..., ..., ... hakkında “kanun gereğince sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hüküm yönünden, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “kanun hükmü gereğince sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, sanık ... yönünden suçun işlendiği 17.08.2001, sanık ... ... yönünden suçun işlendiği 24.09.2001, sanık ... yönünden ise suçun işlendiği 18.07.2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıklar ..., ..., ... müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/3, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 06.10.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy