MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Suç tarihinin 17.03.2008 ve suça sürüklenen çocuğun doğum tarihinin 01.01.1991 olması karşısında, suça sürüklenen çoçuğun suç tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu hükümlerine göre yetkili ve görevli mahkeme Çocuk Mahkemeleri ise de, yargılamanın yapıldığı tarihte yaşı büyük olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
... Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen bir soruşturma kapsamında, çalıntı telefona takılarak kullanılan... numaralı hatta ilişkin sözleşmenin mağdur ... adına düzenlendiğinin ve alınan bilirkişi raporuna göre sözleşmedeki yazı ve imzaların mağdurun eli ürünü olmadığının tespiti üzerine, ... ve... kayıtlarından suça konu telefon hattını suç tarihinde fiilen ...'ın kullanıldığının belirlendiği, ...'ın "suça konu telefon hattını abisi ...'dan aldığını" beyan etmesi üzerine sanık hakkında kamu davası açılıp, bilahare sanığın "... numaralı hattı kullandığım ve bu hat için sözleşme imzaladığım doğrudur. Hatırladığım kadarıyla ben bu Hattı ... il merkezindeki bir telefoncudan almıştım. Ancak ben o hattı yaşım tutmadığı için ablam olan... adına almıştım. Hatırladığım kadarıyla ablamın kimlik fotokopisini vermemiştik. Ben hiç ... ilçesinde ve ... Caddesinde telefon hattı sözleşmesi yapmadım....Ilinde ... adresinde oturmaktadır. Ben hattı aldığımda hat açıktı. Sanıyorum bana telefoncu daha önce açılmış bir hattı satmış olabilir" şeklindeki inkara yönelik savunmasına itibar edilip beraatine, suça konu olan abonelik sözleşmesini düzenleyen "... Kuyumculuk ve on 1 İletişim..." isimli şahıslar hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği anlaşılmakla, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi amacıyla öncelikle suç duyurusunda bulunulan kişiler hakkında soruşturma açılması sağlanıp dava açıldığı takdirde dosyaların birleştirilmesi, aksi halde suç duyurusunda bulunulan kişilerin tanık sıfatıyla celpleri ile suça konu sözleşmenin ne şekilde düzenlendiği hususunda beyanlarına başvurulması, suça konu hatta ait abonelik sözleşmesindeki yazı ve imzaların sanığın eli ürünü olup olmadığı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması sonrasında sübutu halinde eylemin, hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 2. fıkrasındaki "İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı bilgi ve belge verilemez” ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükmü nedeniyle, özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki suçu oluşturacağı ve sanığa önödeme önerisinde bulunulacağı gözetilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 14.06.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy