MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Sanığın 07.10.2011 ve 08.10.2011 tarihlerinde ... adına telefon hattına bağlı kampanya ile cep telefonu ve bilgisayar almak amacıyla ... Telekom ve ... Telekom isimli iş yerlerine başvurduğu, ancak sadece ... Telekom isimli iş yerinden cep telefonu alabildiği ve bu hukuki ilişkiye ilişkin sözleşmeleri ... adına imzaladığının iddia ve kabul edildiği olayda; aynı mağdura yönelik aynı kast altında birden fazla sahte özel belge düzenlenmesinin zincirleme biçimde tek bir sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde iki ayrı suçtan hüküm kurulması,
2- Sanık hakkında tekerrüre esas alınan...Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2008/313 esas, 2009/10 karar sayılı ilamının kesin nitelikte adli para cezasına ilişkin olması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nun tekerrüre ilişkin 58. maddesinin uygulanmayacağının gözetilmemesi,
3- Kabule göre;
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar diğer haklar yönünden infazın tamamlanmasına kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu bozmayı gerektirmiş,
4- Adli emanetin 2011/732 sırasına kayıtlı dava konusu sahte belgeler hakkında karar verilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 14.06.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.