MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Sanığın alt bayisi olan ... adına düzenleyip imzaladığı senetleri ticari ilişki nedeniyle ...'e verdiğinin iddia ve kabul edildiği olayda; ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/253 Esas, 2013/322 Karar sayılı dosyasında sanığın yine alt bayisi olan ... adına düzenleyip imzaladığı senetleri ...'e vermesi nedeniyle yargılandığı cihetle aralarında irtibat bulunduğu anlaşılan dosyaların mümkünse birleştirilmesi değilse gerekli belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine alınmasından sonra eylemlerin zincirleme biçimde işlenmiş tek bir suç olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme sonucu karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
5237 sayılı TCK'nun 43. maddesinde, "değişik zamanlarda" denilmesi karşısında; aynı anda gerçekleşen fiillerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı, ancak belge sayısının TCK'nun 61. maddesi uyarınca temel cezanın tayininde nazara alınması gerektiğinden, sanığın aynı tarihte 4 adet sahte senet düzenlemesi eyleminde zincirleme suç hükmünün uygulanma olanağının bulunmadığı gözetilmeden, TCK'nun 43. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, yasaya aykırı,
3- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 07.06.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy