MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanıklar ..., ... (...) hakkında beraat
Sanık ... hakkında mahkumiyet
1-Sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılanın 21.10.2014 havale tarihli dilekçesiyle sanıklar hakkındaki davasından vazgeçmesi nedeniyle katılma hükümsüz kaldığından katılan vekilinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a)29.01.2007 tarihli müdür seçimi başlıklı karar metninde katılanın yerine sahte imza atmak şeklinde iddia ve kabul olunan eylemde; sanığın aşamalarda suça konu karar metnindeki imzayı kendisinin atmadığını, katılana ait imzanın tamamlanması için akrabası olan sanık ...'a verdiklerini, imzanın nasıl tamamlandığını bilmediğini savunarak atılı suçlamayı kabul etmemesi, 09.06.2009 tarihli bilirkişi raporunda imzanın sanık tarafından atıldığına dair bir tespitin de bulunmaması karşısında; sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı halde salt bu karardan önce şirketin yetkili temsilcisi olması ve işlerin sanık tarafından yürütülmesi gerekçesiyle mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
b)-5271 sayılı CMK'nun 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5. maddesi uyarınca 2 yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. Zarar kavramanın ise kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olup zarar koşulu ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsurdur.
İncelenen dosyada; Üzerine yüklenen suç nedeniyle oluşan somut bir zarar bulunmayan ve kasıtlı suçtan geçmiş hükümlüğü bulunmayan sanık hakkında mahkemece bir daha suç işlemeyeceğine dair olumlu kanaat oluştuğundan erteleme kararı verildiği halde daha lehine olan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.06.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy