MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca “tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır” hükmü gereğince sanığın talimat yolu ile alınan sorgusunda beyan ettiği ...Cad. ... 10... FM K.... No:1... Merkez/... adresi yerine doğrudan mernis adresine yapılan tebligat işlemi usulsüz olup öğrenme üzerine sanığın hükmü yasal süresinde temyiz ettiği kabul edilerek ek kararın kaldırılması ile yapılan incelemede;
I- Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II- Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine: ancak;
Katılan ... ve tanık olarak beyanı alınan ...'nın alınan beyanlarında, sanığın olay tarihinde gelerek 45.000 TL civarındaki altını tek seferde aldığını belirtmelerine karşın, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Yasa'nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, dolandırıcılık suçu yönünden hüküm fıkrasındaki 5237 sayılı TCK.nun 43/1. maddesine ilişkin uygulama çıkarılarak sonuç cezanın 2 yıl 6 ay hapis ve 25.000 TL adli para cezası olarak belirlenmesi ile sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.10.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy