MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hakime ait olup, suça konu ve sahte olduğu kabul edilen belgenin incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılıp, gerekçede aldatıcılık yeteneği irdelenerek, fotoğraf değişikliği yoluyla sahte hale getirildiği tespiti nedeniyle fotoğraf üzerinde soğuk mühür izi olup olmadığı değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde suça konu belge aslı dosya içerisinde de bulundurulmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Adli emanetin 2012/3897 sırasında kayıtlı suça belgenin delil olarak dosyada saklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden müsaderesine hükmolunması,
3-TCK'nun 268. maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşması için; failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması gerektiği, somut olayda, yapılan aramada, sanığın görevlilere "..." adına düzenlenmiş, kendi fotoğrafı yapıştırılmış nüfus cüzdanını ibraz ettiği, ancak 05.08.2012 tarihli arama tutanağında belirtildiği üzere görevlilerin sanığın gerçek kimliğini tespit edip bu kimlik ile tutanağı imzalattıkları ve ... adına herhangi bir evrak düzenlenmediği anlaşıldığından iftira suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
4-Kabule göre de; savunmasında nezarete alınmadan ve parmak izine götürülmeden gerçek kimliğini bildirerek iftirasından döndüğünü belirten sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 269. maddesinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığı hususunun karar yerinde tartışılmaması, yasaya aykırı,
5-5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK' nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.06.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy