MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM: Mahkumiyet
“Resmi belgede sahtecilik„ ile “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak„ suçlarının birbirlerinden ayrı ve bağımsız suçlar olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, bunun dışına çıkılarak dava konusu edilmeyen eylem esas alınarak hüküm kurulamayacağı cihetle; ... Cumhuriyet Başsavcılığının 21.09.2012 tarihli iddianamesi ile kamu davasınının, sanığın... adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesi ile araç kullanırken, bu belgeye istinaden 22.03.2012 tarihli düzenlenen trafik ceza tutanağı nedeniyle resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan açıldığı, iddianamede sahte sürücü belgesi kullanmak suçundan,...Cumhuriyet Başsavcılığında soruşturma yürütüldüğünün de belirtilmek suretiyle incelemeye konu davaya dahil edilmediği; ayrıca UYAP üzerinden yapılan incelemede sanık hakkında...'a ait sahte sürücü belgesini kullanma eylemi nedeniyle açılan davada, ... Ağır Ceza Mahkemesi 2013/180 esas 2015/4 sayılı kararı ile aldatma niteliğini haiz olmadığından bahisle beraat hükmü verildiği, bu kararın da yapılan temyiz üzerince Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2015/12481-22081 karar sayılı ilamı ile onandığı anlaşılmakla tebliğnamenin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılama, toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluş ve soruşturma sonucuna uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 01.06.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.