MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Silah taşıma ruhsatı alabilmek amacıyla başvuruda bulunan ... isimli kişinin beyanında sarraflık işi ile iştigal ettiğini söylediği, ...Jandarma Komutanlığı... Timinde görevli astsubay başçavuş olarak görev yapan sanığın görevi gereği bu hususun araştırılması için kendisine gelen yazı sonrası, söz konusu faaliyet alanına giderek başvuruda bulunan kişinin esasen kuyumculuk faaliyetinde bulunmamasına rağmen bu işle iştigal ediyormuş gibi gerçeğe aykırı 16.09.2011 tarihli tutanağı tanzim ettiği ve tutanak altına kendisinin imzası dışında iki görevlinin adını yazıp onlar adına da imza atarak üzerine atılı kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu işlediği iddiasıyla hakkında açılan kamu davasında; tanık olarak beyanları alınan ... ve ...'in kuyumculuk faaliyeti için başvuruda bulundukları ve bu nedenle altın satın aldıklarını, bunları işyerinde sergilediklerini, sanığın işyerlerine geldiğinde altınları ve faturaları ona gösterdiklerini ve faaliyette bulundukları yönünde beyanlarının olduğunu ifade ettikleri, ... Jandarma Komutan vekili olarak görev yapan ...'ın alınan beyanında; dosyanın imza için kendisine geldiğinde söz konusu yerde kuyumcu dükkanının olmadığını bilmesinden ötürü araştırma yaptığını ve vergi dairesine yazılan yazıya verilen cevapta da söz konusu işyerinde kuyumculuk faaliyetinde bulunulmadığının belirtildiğini, tek başına araştırma tutanağının silah taşıma ruhsatı verilmesi için yeterli olmadığını, vergi dairesi yazısının ise bu ruhsatın verilebilmesi için şart olduğunu, vergi dairesinden gelen yazı üzerine taşıma ruhsatı verilmediğini beyan ettiği, silah taşıma ruhsatı için gerekli olan evraklara ilişkin ...Emniyet Müdürlüğü'nün 27.05.2013 tarihli yazısında kolluk tarafından yapılan araştırma tutanağının bulunması gerektiğinden bahsedilmediği, ayrıca yapılan araştırmalar ile ruhsat almak isteyen kişinin kuyumculuk faaliyetinde bulunmadığının tespit edilmesi ile dosyanın işlemden kaldırıldığı ve herhangi bir taşıma ruhsatı tanzim edilmediği anlaşılmakla; sanığın eyleminin “faydasız sahtecilik” olarak nitelendirilip unsurları itibariyle oluşmayan suçtan beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre ise;
2- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.06.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy