MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yokluğunda verilen hükmün sanığın sorgusunda beyan ettiği adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca 15.07.2009 tarihinde yapılan tebliğ işleminin daha önce adli mercilerce bu adrese usulüne uygun bir tebligat yapılmamış olması ve bu adresin işlem tarihinde 35/son maddesi kapsamında sayılan adreslerden bulunmaması karşısında geçersiz olup öğrenme üzerine sanığın hükmü yasal sürede temyiz ettiğinin ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme mercii Yargıtay'ın ilgili dairesi olduğundan, hukuki dayanaktan yoksun olan 03.02.2015 günlü temyizin reddine ilişkin ek kararın hukuken geçersiz olduğunun kabulü ile yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, alt soyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 07.06.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy