MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
1-Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 gün ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 gün 2011/8-335 Esas 2012/1804 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, "muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği cihetle, dosya içerisinde mevcut adli emanetin 2009/1294 sırada kayıtlı suça konu motorlu araç trafik belgesi aslı üzerinde heyetimizce yapılan gözlemde; belgenin arka kısmındaki muayene bölümünde rakamlar üzerinden mükerrer geçilmiş gibi gösterilmesine rağmen, muayene tarihlerinde oynama yapıldığı, altta önceden mevcut farklı rakam izlerinin olduğu, tahrifatın ilk bakışta anlaşılması karşısında; mevcut haliyle yapılan sahteciliğin aldatıcılık niteliğinin bulunmadığından, yasal unsurları itibarıyla oluşmayan "resmi belgede sahtecilik" suçundan sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Adli emanetin 2009/1294 sırada kayıtlı suça konu motorlu araç trafik belgesi hakkında bir karar verilmemesi isabetsizliği, yasaya aykırı,
3-Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.