MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Sanıklar ..., ..., ... hakkında davanın reddi
Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında beraat
I- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında davaların mükerrer olduğundan bahisle red ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen beraat kararlarına ilişen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen kararlar bakımından, mühür bozma suçunu suçu işledikleri yönünde elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı; sanıklar ..., ... ve ... bakımından ise; aynı suç işleme kararıyla işlenen mühür bozma eylemleri nedeniyle birden fazla açılan davalarda hukuki kesintiyi oluşturan iddianamelerin düzenlenme tarihi itibariyle kapsadığı eylemler nedeniyle teselsül hükümlerinin uygulanması gerektiği, sanıklar hakkında 09.06.2010 tarihli mühür bozma tutanağı nedeniyle mühür bozma suçunu işledikleri iddiası ile mükerrer açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nun 223/7. maddesi uyarınca reddi, dosya içeriğine uygun, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış bulunduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında verilen karara karşı yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sanık hakkında 09.06.2010 tarihli mühür bozma tutanağı nedeniyle daha önce .... Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/772 esas sayılı dosya ile yargılama yapılıp hüküm verildiği cihetle, mükerrer açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nun 223/7. maddesi uyarınca reddi kararı yerine yazılı şekilde beraat kararı verilmesi isabetsizliği;
Yasaya aykırı; katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 2. fıkrasındaki sanık adının çıkarılarak hükmün 1. fıkrasına eklenmesi suretiyle suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.06.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.