MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Sanığın suçlamayı kabul etmeyerek, ... ve ...’na suça konu çeki vermediğini, en son 2006 yılında kendilerinden kumaş aldığını, bu tarihten sonra bir ticaretinin bulunmadığını savunması, ... ve ...’nun alınan beyanlarında; 2008 yılının başlarında sanığın işyerine gelerek kumaş aldığını, karşılığında zarf içerisinde bir kısım çekler getirdiğini, kendisinin aracılık yaptığını bu nedenle sanık adına kesilmiş faturaların bulunmadığını beyan etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi bakımından; ... ile sanığın ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp suça konu çeklere ilişkin düzenlenen fatura ve teslim makbuzlarının bulunup bulunmadığı hususlarının tespit ettirilmesi çek üzerinde cirosu bulunan kişiler araştırılarak beyanlarına başvurulması ve sonucuna göre toplanan deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre;
a)İddianamede sanık hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanması talep edilmediği halde 5271 sayılı CMK'nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
b- 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesine göre, aynı anda gerçekleşen fiilerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı cihetle; dosya kapsamından suça konu çeklerin aynı anda mı farklı zamanlarda mı verildiğinin tam olarak anlaşılamaması karşısında, ... ve ...’in beyanı yeniden alınarak, suça konu çeklerin sanık tarafından tam olarak hangi tarihte, aynı anda mı yoksa farklı zamanlarda mı verildiğinin sorulması, çeklerin müştekiye farklı zamanlarda verildiğinin tespiti halinde 5237 sayılı Yasanın 43/1. maddesinin uygulanabileceği, aynı anda verdiğinin tespiti halinde ise belge sayısı ve çeşitliliğin temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabileceği gözetilmeden TCK'nun 43. maddesinin tatbiki ile cezada artırıma gidilmesi,
c)5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.09.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy