MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığın sattığı dairenin tapu işlemlerini yapmayarak aldığı paraya karşılık katılana suça konu sahte olduğunu bildiği çeki vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın katılana çek değil senet verdiğini ve çek üzerinde herhangi bir imza yada yazısının bulunmadığını savunması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından sanığın ve katılanın yazı ve imza örnekleri ile suç tarihi öncesinde imza edilmiş samimi imzalarının tespiti ile çekteki yazı ve imzaların kimin eli ürünü olduğuna ilişkin bilirkişi raporu alınması, sanığın çeki ciro ederek kendisine verdiğini beyan eden katılandan bu hususta tanığı bulunup bulunmadığının sorulması var ise celbi ile bu kişinin beyanlarının tespiti ve toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabule göre de ; Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.