MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-... Odası Başkanlığı delege seçimlerinde sandık kurulunda görevli olan sanıkların seçmen listesinde adı bulunan ... ile ...'in oy kullanmadıkları halde kullanmış gibi yerlerine sahte imza atmaları biçiminde iddia ve kabul olunan eylemde; sanıkların aşamalarda ...'in yeğeni ... tarafından getirildiğini ve yaşlı olduğundan kapı önünde kendisine imza attırıldığını, seçmen listesinde iki adet ...'in bulunduğunu, bunlardan ... oğlu ...'in oy kullanmadığını, ... oğlu ...'in ise oy kullandığını, yanlışlıkla diğer ...'in yerine imza atmış olabileceğini savunarak atılı suçlamayı kabul etmemeleri, 05.02.2013 tarihli sadece huzurda alınan imza örneklerinin karşılaştırılması suretiyle yapılan bilirkişi incelemesinde sahte imzaların sanıkların ellerinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlilikte uygun kaligrafik bulgu tespit edilemediğinin bildirilmesi ve 21.03.2013 gün ve 2013/744 esas numaralı iddianamede sanıklardan ... hakkında bir isnatta bulunulmaması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından öncelikle ...'in soruşturma aşamasında beyanı alınan yeğeni ... ve 22.04.2011 tarihli tutanakta ismi geçen oğlu ... ile seçimde hükümet komiseri olarak görev yapan ...'ın tanık olarak ifadelerinin alınması, yine seçmen listesinde iki adet ...'in bulunup bulunmadığının tespiti ile dinlenmeyen ... Oğlu ...'in tanık olarak ifadesinin alınması ve ... oğlu ...'in yerine imza atıp atmadığının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra açılan kamu davasında sanık ... hakkında bir isnadın bulunmadığı da dikkate alınarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a-5237 sayılı TCK'nun 43. maddesinde, "değişik zamanlarda" denilmesi karşısında; aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığından, suça konu eylemelerin farklı tarihlerde işlendiğine dair kesin delil bulunmayıp, TCK'nun 43/1. maddesi uyarınca fiilin aynı anda işlendiğinin kabul edilmesi gerekliliği nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, ancak sanığın güttüğü amaç ve saik, suç konusunun önemi, kastın yoğunluğu ve sahte belge çeşitliliği dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde, suçun zincirleme şekilde işlendiğinin kabulü ile temel cezanın TCK'nun 43. maddesi uyarınca artırılması suretiyle fazla ceza tayini yasaya aykırı,
b-Sanıklar hakkında tayin olunan cezanın TCK'nun 62/1. maddesi ile indirilmesi sonucu 3 yıl 1 ay 15 gün hapis yerine 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası olarak belirlenmesi,
c-5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.10.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy